Anasayfa Genel Torba Yasaya Göre Doğum İzni Ve Babalık İzni Kaç Gün?

Torba Yasaya Göre Doğum İzni Ve Babalık İzni Kaç Gün?

0 4957

Torba Yasa Kapsamında Göre Doğum İzni

  2011 Doğum  ve Süt İzninlerinin süresi kaç gün? 

Memurların Süt İzni ve Doğum İzinlerinde 6111 sayılı Torba Yasa Denilen yasada değişikliğe gidildi. Sicil raporları artık tarihe karıştı. Sicil raporları kaldırıldı. Daha önceden mevcut olan geçmişe dönük kademe ilerlemesi de kaldırıldı.

 

Devlet Personel Başkanlığı’nın, düzenlediği Torba Yasada 6111 sayılı ”Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile doğum izni (analık izni), süt izni, kadroların tahsis, dağılım ve kullanımında dikkat edilecek hususlar, özlük dosyası tutulmasına ilişkin usulleri belirleyen Kamu Personeli Genel Tebliği, Resmi Gazetenin 15 Nisan 2011 tarihli sayısında yayımlandı.

 

Kamu Personeli Genel Tebliğinde, 6111 sayılı Kanunla, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda yapılan değişikliklerle alakalı olarak uygulamada birliğin sağlanması ile kamu kurum ve kuruluşlarının kadro tahsisi, dağılımı ve kullanımına ilişkin olarak yaptıkları iş ve işlemlerde etkinliğin artırılması amacıyla çeşitli konulara da açıklık getirildi.

 

Doğum izinleri ile ilgili düzenlemede, 6111 sayılı Kanunla yapılan değişiklik çerçevesinde doğum yapan memura, doğumdan önce 8 hafta, doğumdan sonra da 8 hafta olmak üzere toplam 16 haftalık analık izni verileceği, çoğul gebelik olması halinde, doğum öncesi 8 haftalık analık izni süresine 2 hafta eklenerek 10 haftaya çıkarılacağı açıklandı. Kamu Personeli Genel Tebliğine göre, beklenen doğum tarihinden 8 hafta öncesine kadar sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu doktor raporuyla belgeleyen memur, isteği halinde doğumdan önceki 3 haftaya kadar kurumunda çalışabilecek. Bu durumda, doğum öncesinde bu rapora dayanılarak, ”fiilen çalıştığı süreler” doğum sonrası analık izni süresine eklenecektir.. Erken doğumlarda anlalık iznine gelince.. Doğumun erken gerçekleşmesi nedeniyle, doğum öncesi analık izninin bir kısmını kullanamayan anne de, doğum sonrası analık izni süresine bu izni ilave edebilecek.

 

Doğum sırasında veya doğum sonrasında analık izni kullanılırken annenin vefat etmesi durumunda, isteği üzerine memur olan babaya anne için öngörülen süre kadar izin verilebilecek.

Erken Doğumda Kullanılamayan Doğum Öncesi İzni

Kamu Personeli Genel Tebliğinde, bu değişiklik sonrası çoğul gebeliklerde doğumdan önceki analık izni süresinin 8 haftadan 10 haftaya çıkarıldığı, doğumun erken gerçekleşmesi sebebiyle, doğum öncesi analık izninin kullanılamayan bölümünün de doğum sonrası analık iznine eklenme imkânı tanındığı belirtildi.

Kamu Personeli Genel Tebliğine göre, doğumdan önceki 3 haftaya kadar kurumunda çalışabileceği doktor raporu ile onaylanan ve doğum sonrası analık iznine ilave edilmesi gereken en çok 5 haftalık süre içerisinde kanuni izinlerini kullanan memurun, doğum sonrası analık iznine sadece doğum öncesi analık izni içerisinde kurumunda fiilen çalışarak geçirdiği süreler ilave edilecek, bu süre içerisinde alınan kanuni izinler doğum sonrası analık iznine eklenmeyecek.

 

 

 

Sağlık Raporu İle Doğum Öncesinde Çalışabilirlik Raporu Şart

Sağlık durumunun uygun olduğunu doktor raporu ile belgelendirmeden kurumunda çalışmaya devam eden memurun fiilen çalıştığı süreler doğum sonrası analık iznine eklenmeyecek.

 

32. haftasından önce doğumun gerçekleşmesi durumunda, erken doğum nedeniyle kullanılamayan 8 haftalık doğum öncesi analık izni süresinin tamamı, doğum sonrası analık iznine eklenecek.

Kamu Personeli Genel Tebliğine göre, 25 Şubat 2011 tarihinden önce erken doğum yapan, ilgili maddenin yürürlük tarihinde doğum sonrası analık iznini kullanan memurun, erken doğum nedeniyle kullanamadığı doğum öncesi analık izni süreleri, kullanmakta olduğu doğum sonrası analık iznine ilave edilecek, doğumun beklenen zamandan sonra gerçekleşmesi durumunda fazladan geçen süreler doğum sonrası analık izni süresinden düşülemeyecek.

Yeni Atananlardan Yeni Doğum Yapmışların Durumu

Devlet memurluğuna atanmadan önce yeni doğum yapan ve doğum yaptığı tarihten itibaren 8 haftalık süre içersinde göreve başlayanlara, doğum yaptığı tarih dikkate alınarak sadece 8 haftalık doğum sonrası analık izni süresinin kalan kısmı kullandırılacak.

 

 

 

Memurların Süt İzni Ne Kadar Oldu?
6111 sayılı Torba Yasa Denilen Kanunla yapılan değişiklik kapsamında, süt izni ile ilgili maddeler şu şekilde değişti.

 

”Memura, süt izni olarak, çocuğunu emzirmesi için doğum sonrası 8 aylık analık izni süresinin bitim tarihinden itibaren ilk 6 ayda günde 3 saat süt izni, ikinci 6 ayda da günde 1,5 saat süt izni verilir.

 

Süt İzni Günde Kaç Saat? Süt iznini Hangi Saatler Arasında Kullanabilirim?

Memur süt iznini hangi saatler arasında kullanabilir?

Süt izni hangi saatler arasında, günde kaç kez kullanılacağı hususunda, memurun tercihi esastır” hükmü getirildi. Torba yasa yürürlüğe girmeden önce süt izni olarak memura, bir yaşından küçük çocuğun emzirilmesi için, günde toplam 1,5 saat izin veriliyordu. Bu izin süresi torba yasa ile, doğum sonrası analık izni süresinin (asgari 8, azami 13 hafta) bitim tarihinden itibaren, ilk 6 ayda günde 3 saat olarak belirlendi, ikinci 6 ayda ise günde 1,5 saat olarak belirlendi.

 

Kullanılmayan Süt İzinleri Birleştirilebilir Mi?

Tebliğde, süt izninin, memurun çocuğunu emzirmesi için günlük olarak kullandırılması gereken bir izin hakkı olması sebebiyle, Süt izninde kullanılmayan sürelerin, birleştirilerek sonraki günlerde kullandırılmasına imkan bulunmadığı da bildirildi.

 

 

ÜCRETSİZ DOĞUM İZNİNDEN EŞLER DE YARARLANACAK

Doğum Sonrası Aylık İzin Süresi  –  Eşler Ne Kadar Doğum İzni Alabilir?
Torba yasa ile, doğum yapan memura, doğum sonrası analık izni süresinin bitiminden, eşi doğum yapan memura ise doğum tarihinden itibaren, istekleri üzerine 24 aya kadar aylıksız izin verilmesinin verilebileceğini hatırlatıldı. Doğum yapan memur daha önce isteği üzerine 12 aya kadar aylıksız izin hakkı kullanabiliyordu. Torba yasa kapsamında bu için 24 aya çıkarıldı.

 

Eşi Doğum Yapan Memura Doğum İzin Süresi

Eşi doğum yapan memur da isteği üzerine 24 aya kadar aylıksız izin alabilecek. Doğum yapan memurun aylıksız izin başlangıç tarihi, doğum sonrası analık izninin (asgari 8, azami 13 hafta) bitimi olarak, eşi doğum yapan memura verilecek aylıksız iznin başlangıç tarihi ise doğum tarihi olarak kararlaştırıldı.

Bu kapsamda, doğum nedeniyle aldığı aylıksız iznini kullanmakta olan memurun aylıksız izin süresi, isteği üzerine 24 aya kadar çıkarılabilecek, 12 aylık aylıksız izin süresini tamamlayan memur da, isteği üzerine 24 aylık, aylıksız izin süresinin kalan kısmı da kullanabilecek.

 

Eşi Doğum Yapan Memur Doğum İzni Alabilmesi İçin Doğum Yapan Eşinin Devlet Memuru Olması Şart Mı?

Eşi doğum yapan memurun, eşinin devlet memuru olması şart değildir hükmü getirildi. Memur isteği halinde 24 aya kadar aylıksız izin alabilecek. Ancak bu izin, eşinin doğum yaptığı tarihten itibaren 24 aylık süre içersinde kullanılacak. Yani doğumdan itibaren 24 ayı geçemeyecek.

 

 

Eşlerin İkisi de Memur İse
Eşlerin her ikisinin de memur olması durumuda, doğum nedeniyle verilen aylıksız iznin 24 aylık süre içerisinde her iki eşe aynı dönemde veya birbirini takip edecek şekilde kullandırılması mümkün olabilecek. Doğum sonrası analık izninin bitiminde aylıksız izin verilen ve izin bitiminde göreve başlayan memurun tekrar aylıksız izin isteminde bulunması durumunda, bu memura doğum sonrası analık izninin bitiş tarihini izleyen 24 aylık sürenin aşılmaması şartıyla yeniden aylıksız izin verilecek.

 

Doğum yaptıktan sonra ataması yapılan memura, isteği üzerine doğum sonrası 8 haftalık sürenin bitimini takip eden tarihten itibaren 24 aylık sürenin bitimini aşmayacak şekilde, aylıksız izin kullandırılacak.

Devlet Memurlarında Sicil Raporu Doldurma İşlemi Kaldırıldı

Sicil Raporları Tarih Oldu
Kamu Personeli Genel Tebliğine göre, 6111 sayılı Kanunla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunundaki sicile ilişkin düzenlemeler yürürlükten kaldırıldığı için 2011 yılından itibaren devlet memurları için doldurulan sicil raporunun artık doldurulmayacağı bildirildi.

Bu tebliğe göre, geçmiş yıllarda doldurulan sicil raporları, 1 Ocak 2011 tarihinden başlamak üzere 5. yılın sonuna kurumlarda kadar muhafaza edilecek. 657 sayılı Kanun dışındaki kanunlarda bulunan sicil ve değerlendirmeye ilişkin hükümlerde bir değişiklik yapılmadığından bu hükümlerin uygulanmasına devam edileceği bildirildi. Diğer kanunların sicil konusunda 657 sayılı Kanuna atıf yapan hükümlerinin uygulama imkanı kalmadığından bu hükümler uyarınca işlem yapılmayacak.

 

 Devlet Personel Başkanlığı‘nın, kamuoyunda ”torba yasa” olarak bilinen 6111 sayılı ”Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” kapsamında analık izni, süt izni, kadroların tahsis, dağılım ve kullanımında dikkat edilecek hususlar, özlük dosyası tutulmasına ilişkin usulleri belirleyen Kamu Personeli Genel Tebliği, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı.Tebliğde, 6111 sayılı Kanunla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu

nda yapılan değişikliklerle ilgili olarak uygulama birliğinin sağlanması ile kamu kurum ve kuruluşlarının kadro tahsisi, dağılımı ve kullanımına ilişkin olarak yaptıkları işlemlerde etkinliğin artırılması amacıyla çeşitli konulara açıklık getirildi.

Devlet memurlarına doğum sebebiyle verilecek izinlerle ilgili düzenlemeye açıklık getiren tebliğde, 6111 sayılı Kanunla yapılan değişiklik çerçevesinde memura, doğumdan önce 8, doğumdan sonra 8 hafta olmak üzere toplam 16 hafta süreyle analık izni verileceği, çoğul gebelik durumunda, doğum öncesi 8 haftalık analık izni süresine 2 hafta ekleneceği kaydedildi. Tebliğe göre, beklenen doğum tarihinden 8 hafta öncesine kadar sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu tabip raporuyla belgeleyen memur, isteği halinde doğumdan önceki 3 haftaya kadar kurumunda çalışabilecek. Bu durumda, doğum öncesinde bu rapora dayanarak ”fiilen çalıştığı süreler” doğum sonrası analık izni süresine eklenir. Doğumun erken gerçekleşmesi sebebiyle, doğum öncesi analık izninin kullanılamayan bölümü de doğum sonrası analık izni süresine ilave edilecek.

Doğumda veya doğum sonrasında analık izni kullanılırken annenin ölümü halinde, isteği üzerine memur olan babaya anne için öngörülen süre kadar izin verilecek.

Tebliğde, bu değişiklik sonrası çoğul gebeliklerde doğumdan önceki analık izni süresinin 8 haftadan 10 haftaya çıkarıldığı, doğumun erken gerçekleşmesi sebebiyle, doğum öncesi analık izninin kullanılamayan bölümünün de doğum sonrası analık iznine ilave edilme imkanı tanındığı belirtildi.

Tebliğe göre, doğumdan önceki 3 haftaya kadar kurumunda çalışabileceği tabip raporuyla onaylanan ve doğum sonrası analık iznine eklenmesi gereken azami 5 haftalık süre içerisinde kanuni izinlerini kullanan memurun, doğum sonrası analık iznine sadece doğum öncesi analık izni içerisinde kurumunda fiilen çalışarak geçirdiği süreler eklenecek, bu süre içerisinde alınan kanuni izinler doğum sonrası analık iznine ilave edilemeyecek. Sağlık durumunun uygun olduğunu tabip raporu ile belgelendirmeden kurumunda çalışmaya devam eden memurun fiilen çalıştığı süreler doğum sonrası analık iznine eklenmeyecek.

Doğumun 32. haftadan önce gerçekleşmesi halinde erken doğum sebebiyle kullanılamayan 8 haftalık doğum öncesi analık izni süresinin tamamı doğum sonrası analık iznine ilave edilecek.

Tebliğe göre, 25 Şubat 2011 tarihinden önce erken doğum yapan, ilgili maddenin yürürlük tarihinde doğum sonrası analık iznini kullanan memurun, erken doğum sebebiyle kullanamadığı doğum öncesi analık izni süreleri, kullanmakta olduğu doğum sonrası analık iznine eklenecek, doğumun beklenen tarihten sonra gerçekleşmesi halinde fazladan geçen süreler doğum sonrası analık izni süresinden düşülemeyecek.

Devlet memurluğuna atanmadan önce doğum yapan ve doğum yaptığı tarihten itibaren 8 haftalık sürede göreve başlayanlara, doğum yaptığı tarih dikkate alınarak sadece 8 haftalık doğum sonrası analık izni süresinin kalan kısmı kullandırılacak.

KADIN MEMURA MÜJDE!
6111 sayılı Kanunla yapılan değişiklik çerçevesinde, süt iznine ilişkin, ”memura, çocuğunu emzirmesi için doğum sonrası analık izni süresinin bitim tarihinden itibaren ilk 6 ayda günde 3 saat, ikinci 6 ayda günde 1,5 saat süt izni verilir. Süt izninin hangi saatler arasında ve günde kaç kez kullanılacağı hususunda, memurun tercihi esastır” hükmü getirildi. Bu çerçevede memura, bir yaşından küçük çocuğunu emzirmesi için günde toplam 1,5 saat olarak verilen süt izni, doğum sonrası analık izni süresinin (asgari 8, azami 13 hafta) bitim tarihinden itibaren ilk 6 ayda günde 3 saate çıkarıldı, ikinci 6 ayda günde 1,5 saat olarak belirlendi.

Tebliğde, süt izninin, memurun çocuğunu emzirmesi için günlük olarak kullandırılması gereken bir izin hakkı olması nedeniyle bu iznin birleştirilerek sonraki günlerde kullandırılmasına imkan bulunmadığı da yer aldı.

ÜCRETSİZ DOĞUM İZNİNDEN EŞLER DE YARARLANACAK
Söz konusu yasa çerçevesinde, doğum yapan memura, doğum sonrası analık izni süresinin bitiminden, eşi doğum yapan memura ise doğum tarihinden itibaren, istekleri üzerine 24 aya kadar aylıksız izin verilmesinin hükme bağlandığı hatırlatılan tebliğde, böylece doğum yapan memura isteği üzerine 12 aya kadar verilen aylıksız izin hakkının 24 aya çıkarıldığı, eşi doğum yapan memura da isteği üzerine 24 aya kadar aylıksız izin hakkı tanındığı anlatıldı. Doğum yapan memura verilecek aylıksız iznin başlangıç tarihi, doğum sonrası analık izninin (asgari 8, azami 13 hafta) bitimi, eşi doğum yapan memura verilecek aylıksız iznin başlangıç tarihi ise doğum tarihi olarak belirlendi.

Bu çerçevede, doğum sebebiyle verilen aylıksız iznini kullanmakta olan memurun aylıksız izin süresi, isteği üzerine 24 aya kadar çıkarılacak, 12 aylık aylıksız izin süresini tamamlayan memura, isteği halinde 24 aylık, aylıksız izin süresinin kalan kısmı kullandırılacak.

Eşi doğum yapan memura, eşinin devlet memuru olup olmadığına bakılmaksızın, isteği halinde 24 aya kadar aylıksız izin verilecek. Ancak söz konusu iznin bitiş tarihi, eşinin doğum yaptığı tarihten itibaren hiçbir surette 24 aylık sürenin bitimini geçemeyecek.

Eşlerin her ikisinin de memur olması halinde, doğum sebebiyle verilen aylıksız iznin 24 aylık süre içerisinde her iki eşe aynı dönemde veya birbirini takip edecek şekilde kullandırılması mümkün olacak. Doğum sonrası analık izninin bitiminde aylıksız izin verilen ve izin bitiminde göreve başlayan memurun yeniden aylıksız izin talebinde bulunması halinde, bu memura doğum sonrası analık izninin bitiş tarihini takip eden 24 aylık sürenin aşılmaması kaydıyla tekrar aylıksız izin verilecek.

Doğum yaptıktan sonra ataması yapılan memura, isteği üzerine doğum sonrası 8 haftalık sürenin bitimini takip eden tarihten itibaren 24 aylık sürenin bitimini aşmayacak şekilde, aylıksız izin kullandırılacak.

ARTIK DEVLET MEMURLARI İÇİN SİCİL RAPORU DOLDURULMAYACAK
Tebliğde, 6111 sayılı Kanunla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunundaki sicile ilişkin düzenlemeler yürürlükten kaldırıldığı için 2011 yılından başlamak üzere devlet memurları için sicil raporu doldurulmayacağı kaydedildi.

Tebliğe göre, geçmiş yıllara ait sicil raporları, 1 Ocak 2011 tarihinden başlamak üzere 5. yılın sonuna kadar muhafaza edilecek. 657 sayılı Kanun dışındaki kanunlarda yer alan sicil ve değerlendirmeye ilişkin hükümlerde bir değişiklik yapılmadığı için bu hükümlerin uygulanmasına devam edilecek. Diğer kanunların sicil konusunda 657 sayılı Kanuna atıf yapan hükümlerinin uygulama imkanı kalmadığından bu hükümler uyarınca işlem yapılmayacak.

GEÇMİŞE DÖNÜK KADEME İLERLEMESİ YAPILMAYACAK
Söz konusu Tebliğe göre, 6111 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce olumsuz sicil almaları nedeniyle kademe ilerlemesi yapamamış olan memurlara geçmişe dönük kademe ilerlemesi yapılmayacak ve herhangi bir mali ve sosyal hak verilmeyecek. 2011 yılında kademe ilerlemesi yapılacak memurlar için kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilmesi dışında, bulunduğu kademede en az bir yıl çalışmış olma ve bulunduğu derecede ilerleyebileceği bir kademenin bulunması dışında başka bir şart aranmayacak.

Olumsuz Sicil Notu Almış Aday Memurların Durumu
Şuanda aday memur statüsünde bulunan memurlardan olumsuz sicil almış olanlar, adaylık süresi içinde eğitimde başarılı olmaları ve 6111 sayılı torba yasa Kanununun yürürlük tarihinden sonra disiplin cezası almamaları şartıyla, 657 sayılı Kanunun ilgili maddesi hükümleri saklı kalmak üzere adaylık süresi bitiminde disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirlerinin onayı ile asli memurluğa atanacak.

2009 ve 2010 yıllarında iki defa üst üste olumsuz sicil almaları nedeniyle başka bir sicil amirinin emrine atanmış olan memurların genel hükümlere göre istihdamlarına devam edilecek.

Adaylık süresi dâhilinde 6111 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce disiplin cezası almış olanlar hakkında disiplin cezası almış olmaları gerekçesiyle ilişik kesme hükümleri uygulanmayacak.

Memurların toplu müracaat ve şikâyette bulunması yasağı kaldırıldı. Ayrıca ikamet edilen il sınırlarının izinsiz terk edilmesi de daha önce yasak iken artık bu yasak da kaldırıldı. Yasaklanmış her türlü yayının görev mahallinde bulundurulması fiillerinin disiplin cezası sebebi olmaktan çıkarıldığı hatırlatılan tebliğde, bu itibarla, kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte bu fiiller nedeniyle açılmış bulunan disiplin soruşturmalarının başka bir işleme gerek kalmaksızın sona erdirileceği belirtildi.

Tebliğe göre, yukarıda sözü edilen fiiller nedeniyle başlatılmış ve sonuçlandırılmış olup daha uygulanmamış olan disiplin cezaları uygulanmayacak, bu fiiller nedeniyle verilen disiplin cezaları uygulanmışsa geriye dönük olarak herhangi bir şekilde mali ve sosyal hak sağlanamayacak, hiçbir şekilde ödeme yapılmayacak. Ancak, sadece bu fiiller sebebiyle verilmiş olan disiplin cezaları memurun özlük dosyasından yetkili amir tarafından re;sen çıkarılacak.

Tebliğde, aylıktan kesme cezası alan memurların 5 yıl, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alan memurların ise 10 yıl süreyle belli görevlere atanamayacaklarına ilişkin hükmün uygulanmasında söz konusu sürelerin cezaların verildiği tarihten itibaren hesaplanacağı anlatıldı.

Uyarma – Kınama Cezalarına İtiraz Makamı Değişti
Daha önce memura verilen uyarma ve kınama cezalarına itiraz makamı üst disiplin amiri idi. 6111 sayılı Kanun çerçevesinde yapılan değişiklikler çerçevesinde itiraz makamı disiplin kurulu olarak değiştirildi. Halen itiraz incelemesi için üst disiplin amirlerinde bulunan ve halihazırda sonuçlandırılmamış dosyaların disiplin kurullarına yönlendirileceği, ilgililerin dava açma süreleri içinde bu cezalara karşı idari yargı yoluna da başvurabilecekleri belirtildi.


TORBA YASADA KADROSU KALDIRILAN MEMURLARIN DURUMU
Tebliğde, devlet memuru iken kadrosu kaldırılan memurların durumu ile bunların diğer kurumlara, Devlet Personel Başkanlığı tarafından nakledilmelerine ilişkin usul ve esaslar da düzenlendi. Bu hüküm yanlızca kanuni düzenlemeler ile kadrosu kaldırılan devlet memurlarını kapsamaktadır. Söz konusu hüküm, bir daha atanmamak üzere devlet memurluğundan çıkarılanları ve memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığı sonradan anlaşılman veya memurlukları sırasında bu şartlardan herhangi birini kaybederek memuriyeti sona erenler açısından yeniden memuriyete atanma hakkı tanımadığı için, tekrar memuriyete dönme yönündeki istekleri dikkate alınmayacak.

ÖZÜRLÜ MEMURLAR İLE İLGİLİ KANUN DEĞİŞİKLİĞİ
Söz konusu kanun  ile yapılan değişiklik ile, özürlü memurların lehine olacak şekilde değişiklikler yapıldı. Özürlü Memurun Günlük çalışma süreleri ile hamile ve özürlü memurların gece nöbetleri ve gece vardiyası görevleri ile ilgili bu memurların yararına düzenlemelere gidildi.

 

BABALIK İZNİ KAÇ GÜN OLDU?

Babalık izni 10 güne çıkarıldı. Daha önce uygulanan yasaya göre, eşi doğum yapan memura verilen 3 günlük izin, babalık izni olarak değiştirildi ve babalık izni süresi 10 güne çıkarıldı.

 

Sözleşmeli Öğretmenlerin Torba Yasadaki Durumu
Tebliğde, belirtilen düzenlemelerle aylıklı refakat izninden, 22 Ocak 1990 tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin söz konusu maddesindeki, ”Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin teşebbüs ve bağlı ortaklıklarda uygulanması sırasında birliği sağlamak ve doğacak tereddütleri gidermekle Devlet Personel Başkanlığı yetkili ve görevlidir. Sözleşmeli personele ilişkin olarak bu Kanun Hükmünde Kararnamede hüküm bulunmayan hallerde, Devlet Personel Başkanlığının görüşü alınmak kaydıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu nun ilgili hükümleri uygulanır” hükmü kapsamında, kamu iktisadi teşebbüslerinde söz konusu KHK’nın 3/c maddesi kapsamında vazifesini sürdüren sözleşmeli personel de aynı usul ve esaslar çerçevesinde yararlandırılacak.

Tebliğde, 657 sayılı kanunun ilgili maddesinde, memurlara başarı ve üstün başarı belgesi verilmesine ilişkin esaslar düzenlendi.

GENÇ İŞGÜCÜNDEN KAMUDA DAHA FAZLA YARARLANILMASI
Kamunun personel alımlarında, genç işgücünün kamu yönetimine kazandırılması bakımından, Kamu Görevlerine İlk kez Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelikte belirtilen usul ve esaslar kapsamında personel alımına öncelik verilecek.

Devlet Personel Başkanlığı’nın (DPB), kamuoyunda torba yasa olarak tanınan 6111 sayılı ‘Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’ kapsamındaki analık izni, süt izni, kadroların tahsis, dağılım ve kullanımında dikkat edilecek hususlar, özlük dosyası tutulmasına ilişkin usullere açıklık getiren Kamu Personeli Genel Tebliği, Resmi Gazete’nin 15 Nisan 2011 tarihli sayısında yayımlandı.

Tebliğ ile 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) çerçevesinde bulunan kamu kurum ve kuruluşlarının kadro tahsisi, dağılımı ve kullanımına ilişkin olarak yapmakta oldukları işlemlerin zaman kaybı ve kaynakların israf edilmesine sebebiyet vermeyecek şekilde gerçekleştirilmesini teminen, kamu kurum ve kuruluşlarının dikkat edecekleri noktalar belirlendi.

Buna göre, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 92′nci maddesine göre yapılacak atamalarda, bütçe kanunları gereğince DPB’den alınması gerekli olan izinler alınmaksızın ilana çıkılmayacak, kişilere hak doğmasına yol açabilecek sınav, mülakat, kura, gibi uygulamalar yapılmayacak.

Personel alımlarında, genç işgücünün kamu yönetimine kazandırılması için, Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik’te belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde personel alımına öncelik verilecek. Bu yolla personel temin edilememesi halinde, daha önce 657 sayılı kanuna tabi olarak çalışmış olanlardan açıktan atama yoluyla personel alımına gidilecek. Bu şekilde de personel alımı yapılamamsı durumunda ise, 657 sayılı kanunun 92′nci maddesinin 3′üncü fıkrasına göre bu kanuna tabi olmayan personelden, açıktan personel alımı yapılabilecek.

Kurum ve kuruluşlar, 657 sayılı kanunun 59 ve 92′nci maddeleri çerçevesindeki atamalara ilişkin izin isteklerini, belirli bir program dahilinde DPB’na intikal ettirecek, bu tür isteklerin yılın son aylarına bırakılmaması hususunda özen gösterecekler.

Söz konusu 190 sayılı KHK kapsamında kadro ihdası, serbest bırakma ve kadro değişiklikleri ile kadroların birimler arası aktarılmasına ilişkin talepler, DPB’ye ”DPB e-Uygulama/Kadro Uygulaması” projesi çerçevesinde elektronik ortamda iletilen bilgilere göre değerlendirilecek.

MEMURLARIN ÖZLÜK DOSYALARINDA BULUNACAK BİLGİLER
Memurlar, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası dikkate alınarak kurumlarınca tutulacak personel bilgi sistemine kaydedilecekler. Burada memurun adı, soyadı, öğrenimi, yeri ve doğum tarihi, cinsiyeti, kadro unvanı ve derecesi, memuriyete başlama tarihi, memuriyetten ayrılma tarihi ve sebebi, sendika üyeliğine ilişkin bilgiler ile gerekli görülecek diğer mesleki bilgiler kaydedilecek.

Kurumlarca her memura üzerinde memurun kurumu, adı, soyadı, unvanı, fotoğrafı, TC kimlik numarası ve gerekli görülen diğer bilgilerden oluşan bir kurum kimlik belgesi verilecek.

Devlet Memurları Kanununun 4/C ve 4/B maddeleri kapsamında kurumlara yerleşenler, personel bilgi sistemine kaydedilecek ve bu memurlara kurum kimlik belgesi verilecek. Ve bu personel için personel bilgi dosyası tutulacak.

Her memur için bir özlük dosyası düzenlenecek ve düzenli bir şekilde tutulacak. Özlük dosyalarının özenle doğru ve tarafsız bir şekilde tutulmasından personel birimleri sorumlu olacak. Özlük dosyaları, memurların başarı, yeterlik ve ehliyetlerinin tespit edilmesinde, derece yükselmelerinde, kademe ilerlemelerinde, emekliye ayrılmalarında veya hizmetle ilişkilerinin kesilmesinde göz önünde tutulacak.

Tebliğe göre, özlük dosyası 8 kısımdan oluşacak. Birinci kısımda; ‘ilk-yeniden-naklen atamaya ilişkin belgeler’, ikinci kısımda ‘öğrenim durumu, bildiği yabancı diller ve derecesi, yaptığı lisansüstü eğitim-staj ve incelemeleri ile ilgili belgeler, katıldığı her türlü eğitim faaliyetine ilişkin belgeler, kendisi tarafından verilen yayın ve eserlerine ilişkin bilgiler” bulunacak.

Üçüncü bölümde; ‘memurun kullandığı izinlerle ilgili belgeler’, dördüncü bölümde; ”memur hakkında yapılan disiplin soruşturmalarıyla ilgili evraklar ile verilen disiplin cezaları, yargı organlarınca memur hakkında verilmiş karar örnekleri, görevden uzaklaştırmaya ilişkin belgeler ile varsa inceleme, soruşturma ve denetim raporları” bulunacak.

Beşinci bölümde ise; ”kurumlarca gerekli görülmesi durumunda memurun maaş, ücret, harcırah ve bunun gibi parasal haklarına ilişkin belgeler, emeklilik durumuna ilişkin belgeler, bakmakla yükümlü olduğu kişilerle ilgili bildirimler, mal beyannameleri ile sendika üyeliğine ilişkin belgeler’ gösterilecek.

Altıncı bölümde ise; ”memurun adaylık ve asli memurluğa atanmasına ilişkin belgeler, derece ve kademe ilerlemeleri, sınıf, yer, unvan, görev değişiklikleri ile ilgili belgeler, geçici görevlendirilmesine ilişkin belgeler”, yedinci bölümde; ”ödül, başarı ve üstün başarı belgesi verilmesine ilişkin bilgi ve belgeler”, sekizinci bölümde; ”askerlik durumu, mecburi hizmet yükümlülüğü ve özürlülük durumuna ilişkin belgeler ile yukarıdaki bölümler kapsamına girmeyen memurun hizmet durumuna ilişkin diğer mesleki bilgi ve belgeler” dosyalanıp saklanacak.

ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİ İLKESİ
Bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşları, özlük dosyasında yer alan bilgilerden istihdam politikalarının tespiti ve uygulanmasında gerekli gördüklerini, merkezde elektronik ortamda tutacak.

Görevi herhangi bir şekilde sona eren memurların özlük dosyaları, kurumlarınca saklanacak.

Özlük dosyalarının tutulması ve korunmasında özel hayatın gizliliği ilkesine riayet edilecek. Özlük dosyası kapsamı hakkında soruşturma ve kovuşturmaya yetkili makamlar dışındakilere açıklama yapılamayacak ve bilgi verilemeyecek. Ayrıca kişinin izni olmadan özlük dosyasındaki bilgiler ve kayıtlar esas alınarak kişi hakkında yayında bulunulamayacak.

Devlet Memurları Kanununun 4/B ve 4/C maddeleri çerçevesince yerleştirilen personelin personel bilgi dosyasında; kronolojik sıraya göre sözleşmeler, öğrenim durumuna ilişkin belgeler, kurum içi yer ve unvan değişikliklerine ilişkin belgeler, izinler, sendika üyeliği ile ilgili bilgiler, sözleşme feshi ve hizmete yönelik diğer belgeler tutulacak.

Tebliğe göre, ‘araştırmacı’ kadrosuna atanacak personel, merkez teşkilatında ‘daire başkanı’, daire başkanı bulunmaması durumunda ”müdür” emrinde görevlendirilecek.

Söz konusu Tebliğ ile 26 Ağustos 2004 tarihli Devlet Memurlarına Doğum Sebebiyle Verilecek İzinler Hakkında Tebliğ yürürlükten kaldırılmış oldu.

 

 

Eğitim Haberleri

Bir önceki haberimiz olan MEB 'vatandaşlık' ders programını yeniledi başlıklı haberi de okumanızı öneririz.

YORUM YOK

Yorum Yap